Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla
Best Dergisi - 21.1.2015

SBM Merkez Müdürü Aydın Satıcı, sigorta suistimallerini engelleme projesi, 2015 sektör beklentileri ve SBM uygulamaları hakkında BEST Dergisi ile röportaj gerçekleştirdi.

aydın satıcı, aydın satıcı best dergisi röportaj, sigorta suistimalleri aydın satıcı, SBM Aydın Satıcı Best röportajSigorta suistimallerini engellemek için sigorta şirketlerindeki bütün poliçelerin, hasarların, acentelerin ve eksperlerin görülüyor ve analiz edilebiliyor olması gerektiğine değinerek geliştirdikleri uygulamayı anlatan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, Merkez Müdürü Aydın Satıcı; "Bu büyük resmi görebilen tek kurum Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'dir, Türkiye'de sigorta suistimallerini ciddi şekilde azaltacağımızı düşünüyoruz" dedi.

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) sektöre ve sektörde var olan şirketlere nasıl katkı sağlıyor?

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi olarak ana vizyonumuz sektörün büyümesini sağlamak ve sektörün en büyük sıkıntılarından biri olan karlılık konusunda çözüm üretmektir. Sektöre teknik anlamda büyüme ve karlılık sağlayan alt yapıları üretmek bizim görevimizdir. Bunun dışında sektöre olan güveni artırıcı uygulamalar geliştirmeye çalışıyoruz. Bu uygulamalardan biri e-devlet entegrasyonu. Sigortalılar web sitemiz üzerinden poliçe bilgisi, hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı ve eksper raporu gibi tüm bilgilerine ulaşabiliyorlar. Biz tüm bu bilgileri aynı zamanda e-devlet çatısına da entegre ettik. Türkiye'de yaklaşık 15 milyon e-devlet kullanıcısı bulunuyor. Artık e-devlet ile sigorta aynı cümle içerisinde kullanılabiliyor, böylece devletin verdiği güveni sigortaya yansıtmış oluyoruz.

Diğer taraftan tüm sigorta şirketlerine bir veri merkezi olma hedefimiz var. Kamu kurumlarındaki birçok bilgiye sigorta şirketleri bizim aracılığımızla ulaşıyor. SBM bir merkez görevini görüyor ve tüm şirketler tek tek kamu kurumlarından entegrasyon kurmaya gerek duymadan SBM üzerinden bilgileri alabiliyorlar. Ana stratejilerimizden bir diğeri sigorta sistemi içerisindeki suistimalleri sıfıra indirmek. Suistimallerin engellenmesi doğrudan karlılığa, güvene, sigortalılık oranınına ve fiyata etki ediyor.

2014 yılı sonuçları ışığında sektörün gelmiş olduğu noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce 2015 yılında sektör için nasıl bir yıl olacaktır?

2014'ün ilk 9 aylık sonuçlarına göre sektörün 1 milyar TL'nin üzerinde net kar elde ettiği görülüyor. Fakat büyüme anlamında sektörün çok fazla büyümediğini görüyoruz. Sigorta sektörünün hacmini Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya oranladığımızda yaklaşık yüzde 1,5 civarında bir oran karşımıza çıkıyor. Bu oran Avrupa'da yüzde 7 civarında. Gelişmekte olan bir ülke olarak yıllık yüzde 3 oranında büyüme rakamlarına sahibiz. Buna bağlı olarak sigorta sektörünün de hızla büyüdüğünü söyleyebiliriz. Son 3 yıla baktığımızda Avrupa'da sigorta sektörü büyüme oranlarında ilk 3 sırada yer alıyoruz. 

Sektöre girdiğimde ilk dikkatimi çeken durum sigorta şirketlerinin ürün bazlı değil de marka bazlı reklam çalışmaları yapmalarıydı. Şirketler kendi marka isimlerini ortaya çıkarıyor fakat sattıkları ürünlerle ilgili bilgi vermiyor. Sabit bir pasta var ve şirketler yalnızca pastadaki paylarını değiştirmeye çalışıyor. Şirketler ürün bazlı reklamlarını artırdıkları ve sigorta bilincini artırmaya yönelik reklam çalışmaları yaptıkları takdirde sektörün daha hızlı büyüyeceğini düşünüyorum. Pasta büyüdüğünde şirketlerin o pasta içerisindeki payları da ister istemez büyüyecektir.

2014 yılını beklenenin altında 26 milyar TL prim üretimi ile kapattık. Türkiye'de prim üretiminin 100 milyar TL civarında olması gerekiyor. Kişi başına düşen sigorta prim oranı 110 dolar civarındayken, bunun bin dolarlara çıkması Türkiye'yi daha iyi noktalara getirecektir. Türkiye'nin 2023 yılı hedeflerinin gerçekleşebilmesi için sürekli ileri adımlar atılması gerekiyor. Bunu sağlayabilecek olan tek argümanın sigorta olduğunu düşünüyorum.

Büyüyen ekonominin ve artan üretimin çöküntüye uğramaması için bireylerin sigorta yaptırmaları gerekmektedir. Örneğin alacak sigortası gibi ürünler, ihracattan elde ettiğimiz kazançların sekteye uğramamasını güvence altına alıyor. Bu sebeplerden dolayı devlet ve T.C. Hazine Müsteşarlığı sigorta sistemini ciddi şekilde destekleniyor.

2015 yılında sigorta bilincinin artmasıyla birlikte büyüme oranları artacaktır. Yeni nesil, sosyal medya sayesinde her an bilgiye ulaşabiliyor. Yeni çıkan bir ürün sosyal medyadan duyurulduğunda herkes tarafından öğrenilebiliyor. Sosyal medya kullanımı ile sektör hızlı şekilde büyüyebilir. Sigorta şirketleri sadece marka ve ürün reklamları ile değil sosyal medya çalışmaları ile de varlıklarını sürdürmelidir. Bunların yanı sıra mobil uygulamaların da artırılması gerektiğini düşünüyorum.

SBM tarafından geliştirilen ve dünyada bir ilk olan "Mobil Kaza Tutanağı" uygulaması ve SMS bilgilendirmesi hizmetlerinin sigortalılara ve şirketlere ne gibi avantajlar sağladığını düşünüyorsunuz?

SMS bilgilendirmesi uygulamamızın çok ciddi bir kamu yarar var. Bu uygulama sayesinde 2. el araç satın alan kişiler aracın geçmişini de görebiliyor. Şu anda yıllık 15 milyon civarında hasar sorgusu talebi var. Uygulama ile birlikte insanlar araçlarının geçmişlerinin kötü olmaması için daha dikkatli araç kullanmaya çalışıyor, böylece hasar sayısı ve ödemesi de azalıyor.

Mobil Kaza Tutanağı (MKT) çok basit, fakat fonksiyon açısından çok faydalı bir uygulamadır. MKT sayesinde sigortalılar zamandan tasarruf edebiliyor. Kaza anında kaza tespit tutanağı doldurmak ve süreci tamamlamak 100 dakika sürerken, MKT ile bu süre 10 dakikaya düşüyor. 1 akıllı telefon sayesinde her 2 taraf da fotoğrafları çekip uygulama için gereken bilgileri doldurduğunda, ekrana el ile imza atarak işlemi tamamlıyor. Eski sisteme göre evrakların teslim edilmesinin üzerinden 14 gün geçtikten sonra sonuç belli olurken MKT ile bu süre 3 güne indi. MKT'na giren kazalar anında ilgili şirketlere de bildiriliyor ve kaza yapan kişilere ilgili sigorta şirketlerine nasıl ulaşacakları konusunda bilgi içeren sms'ler de gönderiliyor. Mobil Kaza Tespit Tutanağı, uygulamaya girecek olan Doğrudan Tazmin Sistemi ile birlikte çok daha anlamlı hale gelecek.

Artık reaktif sigortacılıktan proaktif sigortacılığa geçiyoruz. Bu uygulama ile sigortacılığın doğası değişiyor. MKT'na girilen kaza ve lokason bilgileri sayesinde çok ciddi bir istatistik oluşuyor. Böylece en fazla kaza yapılan noktalarda bir eksikliğin olup olmadığı konusunda düzenlemeler yapılması da sağlanıyor. Aynı zamanda kişiler uygulamada önceden profil oluşturmuşsa bilgileri yeniden girmesine gerek kalmadan yalnızca fotoğraf çekip imza atarak daha hızlı biçimde işlemini tamamlayabiliyor. MKT uygulamamızın bir sonraki versiyonunda yalnızca fotoğraf çekimi ve imza işlemleri yapılacak, şirketlerin poliçeler üzerine bastıkları qr kodlar sayesinde poliçe bilgilerini girmeye gerek kalmayacak. Genel olarak bizim geliştirdiğimiz uygulamalar; bütün sigortalılara ve sigorta şirketlerine çok ciddi faydası olan uygulamalar. SBM'nin icra ettiği fonksiyonun Türkiye açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.​

Son yıllarda sektörü oldukça etkileyen sigorta suistimallerinin önüne geçebilmek için yaptığınız çalışmalardan bahsetmenizi istesek neler söylersiniz?

Sigorta şirketleri suistimalleri engellemek adına kendi içlerinde bir takım sistemler kullanıyor. Şirketin büyüklüğüne göre elindeki verinin büyüklüğü de değişiyor. Elinde çok büyük veriler olmayan şirketlerin suistimali yakalama şansı azalıyor. Önemli nokta; resmin genelini görebilmek. Yani suç mahallinin sadece bir yerini görmeniz yetmiyor. Sigorta şirketlerindeki bütün poliçelerin, hasarların, acentelerin ve eksperlerin görülüyor olması lazım. Bütün sigortaların araçlarının ve hasar bilgilerinin görüntülenebiliyor olması lazım. Bunların arasındaki ilişkileri analiz edebiliyor olmanız lazım. Bu açıdan bakıldığında, bu resmi görebilen tek kurum var: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi. 

Suistimali engelleme çalışmalarının en sağlıklı yapıldığı kurum olduğumuzu söyleyebilirim. Buna yönelik bazı çalışmalarımız ve sigorta şirketlerine sunmuş olduğumuz bir takım servisler var. 2014 yılında suistimali engelleme ve takip etme konusunda risk skorlaması yapan bir sistem kurduk. Bu akıllı sistem, içerisinde bir takım analitik modeller barındırıyor. Elimizdeki bütün veriyi harmanlayarak, sigorta paydaşlarının ilişkilerini yakalayarak bir risk skoru çıkarıyor. Bu risk skoru; araç, poliçe veya hasar dosyası bazlı olabilir. Her açıdan risk skorlarını çıkarabilecek konumdayız. Bütün bu ilişki ağının oluşturmuş olduğu bir resim var önümüzde. Sosyal ağ analizi adı altında bir ağı hayata geçirdik. O uygulama üzerinde bütün bu ilişkiler ekrana geliyor. Yaptığımız her çalışma aslında bir şeyin sinyalini veriyor. Mahkemece suistimal olduğunu düşündüğümüz şeyleri de yerleştiriyoruz bu ağın üzerine. Bu sistem, daha önce kesinleşmiş olan benzer suistimal dosyalarını da arıyor ve ekrana getiriyor, bunların risk skorlarını da artırıyor.

Şu anda Türkiye Sigorta Birliği nezdinde kurulan SİSEB (Suistimali Engelleme Büroso) isimli bir ekip var. Bu ekibin görevi, sosyal ağ analizi ekranlarını incelemek. 25 milyon hasar dosyası var ve sadece 1 yıldaki trafik poliçe sayısı 16 milyon. 5 milyon da kasko poliçesi var. Bütün bu datanın birbiriyle ilişkilendirilip bir resim ortaya çıkarılması gerekiyor. Bir suistimal olup olmadığını anlamak için bunlara tek tek bakma şansınız yok. Kurulan akıllı sistem sayesinde bu sorunun önüne geçeceğimize inanıyoruz. Sistem şu anda hazır ve kullanıyoruz. Buradaki risk skorlarını sigorta şirketleriyle de paylaşıyoruz. Bizim de SBM olarak bir suistimal büro ekibimiz var. Bu ekip şu anda sistem üzerinden birtakım analizler yapıp, şirketlerle paylaşmaya başladı. 2015 yılında bu büronun tamamen kurulması ve oradaki kişilerin de işe başlamasıyla beraber Türkiye’de sigorta suistimallerini ciddi şekilde azaltacağımızı düşünüyoruz.

Muallak hasar ve ödenen hasarlar toplamına baktığımız zaman, sigorta şirketleri sigortalılara sadece trafikten 5,5 milyar TL ödüyor. Kaskodan da aynı oranda bir ödeme söz konusu. Burada da bir suistimal olasılığı var. Avrupa’daki benchmarklara göre baktığımızda, yaklaşık yüzde 10-30 bir suistimal rakamı var. O da yıllık yaklaşık 1,7 milyar TL’ye geliyor. 11 milyarda 1.7 milyar TL suistimal ihtimali var demek oluyor. Bunu Türkiye sigorta sektörü olarak bizim de yakalamamız gerekiyor. Sigorta şirketleri kendi çalışmalarıyla bu suistimallerin yüzde 5’ini yakalayabilirlerken, biz SBM olarak ortalama yüzde 25’ini yakalayabiliyoruz. Bu, sigorta sektörüne çok büyük etkisi olacak bir uygulama. SBM’nin asıl odağı; bireysel suistimaller değil, suistimali iş haline getirmiş organize suç örgütleri. Bunu yapanlar sistemdeki boşlukları kullanıyor. Ancak biz bu örgütlenmelerden birkaç tanesini yakalayabilirsek, bundan sonrası bu işi yapmaya niyeti olan kişileri böyle bir sistemin varlığından haberdar edebiliriz. 

Trafik sigortalarındaki sigortasızlık oranını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce kişilerin sigorta yaptırmamasındaki en büyük etkenler nelerdir?

Genel olarak sigortalı olması gereken araç sayısı 18 milyon, 16 milyon aracın da sigortası var. Geriye kalan sigortasız araçların da büyük bir bölümünü motosiklet ve traktörler oluşturuyor. Yüzde 20 civarında sigortasızlık var. Araç türü bazında da değişiyor bu rakam. Mesela; otomobilde yüzde 96 sigortalılık oranı var. Kamyonetlerde yüzde 94. Çünkü kamyonet sahipleri biliyorlar ki; bir kaza yaptıklarında ortaya çıkan maddi ve manevi hasar çok yüksek. Traktör ve motosiklet kullanan kişiler benim tahminime göre ne kadar prim ödeyeceklerini bilmiyorlar. Otomobil kullanan kişilerin trafik primi ile kıyaslıyorlar. Ancak onlarınki çok daha düşük.

Her 37 saniyede bir maddi hasarlı kaza oluyor. Ölümlü-yaralanmalı kazalar ihtimaline karşı siz bir miktar para vererek kendinizi güven altına almış oluyorsunuz. Sigorta şirketlerinin reklam kampanyalarıyla bu durumun anlatılması ve karşılığında ne alındığının algılanması gerekiyor. Böylece traktör sürücüsü de motosiklet sürücüsü de sigorta yaptırır. Tek bir kişinin ödeyebileceği rakamlar değil bunlar ve bu bilincin oluşması gerekiyor.

Bizim dünyada ilk ve tek olan bir uygulamamız daha var, raporlamalar. Özellikle o raporlamalar içerisinde "Kokpit" adını verdiğimiz Dashboard  çalışmamız var. Tüm sektörün datasını günlük bazda derleyerek sektöre yön verenlere sunuyoruz. Genel müdürler, genel müdür yardımcıları, Türkiye Sigorta Birliği ve Hazine Müsteşarlığı’ndaki ilgili kişilere Dashboard uygulamasını açtık. Bu uygulama sayesinde günlük bazda, dün gece saat 12’de kesilen poliçe veya hasar ödemesi varsa bu sabah o raporda görülebiliyor. Şirketler trend analizleri yapabiliyor, trendi takip edebiliyorlar. Hatta oradaki oranlarını takip edip 3 yıllık dataları karşılaştırabiliyor, pazar paylarına bakabiliyorlar. Gerçek zamanlıya ihtiyaç olmadığı için günlük veriler sunuluyor. Dünyada aylık bazda rapor yok, genellikle çeyrek bazlı. Biz şu anda SBM olarak birçok branşta günlük ya da anlık veri alıyoruz. Kasko ve zorunlu poliçelerin tamamını anlık olarak alıyoruz. Dashboard uygulamamız da dünyada ilk ve tek. 2015’te de sektöre artı değer katmaya devam edeceğiz.​
Sosyal Medya